Gelenler ve Gidenler

Bugünlerde Ordu’nun gündemini Vali Ali Kaban’ın görevden alınışı ve bunun nedenleri oluşturuyor. Herkes kendine göre yorumluyor. “Eski vali” de konuşuyor; dahası “eski vali” nedense, şimdiye değin alışık olmadığımız şekilde, herkesten çok , konuşuyor. Buradaki 8 aylık görevinde ne büyük hizmetler yaptığını durmadan her vesileyle anlatıyor.  Sanki  görevden alınışı kabullenememe duygusuyla davranıyor gibi geldi bana.

Her neyse… Ben başka bir şey anlatacaktım. Başka bir valinin görevden alınma öyküsü…

 Yıl 1934’tür, Ordu Valisi Adil Bey’dir.  Haydar Or, kentte eczacıdır. Haydar Bey aynı zamanda CHP il başkanıdır. Yerel politikada etkin bir addır. Ama nedense vali ile pek anlaşamazlar. 10 Temmuz  günü Milliyet gazetesinde bir haber yayımlanır. Vali Adil Bey emekliye sevk edilecektir. Bu haberi okuyan Haydar Bey sevinir. Hiç anlaşamadığı vali gidecektir nihayet. O gün eczaneye gelen dostlarına bir müjde gibi olan bu haberi göstererek   kahve ısmarlar. Ancak valinin de adamı çoktur elbette. Bunu haber alır. Zaten  emekliye sevkedileceği haberi canını sıkmıştır. Bir de hiç sevmediği Haydar Bey’in önüne gelene sevinçten kahve ısmarlamasını sindiremez. Valinin “kuşları” o gün eczanede neler konuşulduğunu da uçurmuştur. Haydar Bey ve arkadaşları “Vali zaten çok acizdi” demişlerdir. Dahası berberde traş olan polis müdürü Rıfat Bey’e de aynısını söylemiştir Haydar Bey. Hemen  güvenlik güçlerini harekete geçirir. Bunlarda bir suç yoktur ama vali bu; kızmıştır bir kez. O gün eczaneye gidip gelenler,. Kahve içenler tek tek karakola çekilirler ve ifadeleri alınır. Sözgelimi C. Şöyle bir ifade verir: “Dün Haydar Bey’in eczanesine ilaç yaptırmak için gitmiştim. Eczanede N. Efendi de vardı. Haydar Bey bana, otur, dedi. Milliyet gazetesini göstererek, bu gazete valinin tekaüde sevkedileceğini yazıyor. Gel seninle birer kahve içelim, dedi. Kahveler geldi, içtik. Müşteri geldiğinden başka bir şey konuşmak hasıl olmadı.”

Böyle birkaç kişinin daha, örneğin kentin önde gelenlerinden Ş.D’nin de ifadesi alınır.  Soruşturma tutanağı tamamlanır. Tutanakta şöyle yazar: “Bu hareketi kanunen bir suç teşkil etmemekle beraber sıfat-ı resmiyesi itibarıyla bir fırka reisine yakıştırılamayan beyanat vakıasının hükümet reisinin nüfuzunu kırmak mahiyetinde görülmüş ve fırka disiplinine de muhalif bulunmuş olmakla muktazası takdir buyurulmak üzere işbu fezlekeli evrakı tahkikiye emniyeti……”

Sonuç ne oldu bilmiyoruz, büyük olasılıkla dava bile açılmamıştır. Vali öfkesiyle kalmış, kentin parti yöneticileri ile arası daha da açılmıştır. Zaten Milliyet’in haberi de doğru çıkacaktır; Vali Adil Bey,  kısa süre sonra emekliye sevkedilecek yerine Nazım Akyürek atanacaktır.

Kıssadan hisse: Yaptığını iddia ettiği işleri ileri sürüp kendini eleştirenleri imalı sözlerle  suçlamaya çalışanlar  unutulur gider; ama bir gün gelir biri yazıverir ve okurlar da gülümseyerek  Vay be, öyle miymiş” derler…

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !