Bu Kente Yakışan

 

 “Bu kente kültür ve sanatı konuşmak çok yakışıyor”. 2. Şiir Günlerinde bu tümceyi kuran Oktay Ekinci, sanmayın ki burada olduğu için kuru bir övgü olarak bunu söylemiştir. Ekinci, Türkiye’de gitmedik kent bırakmayan bir kentbilimcidir, çevrebilimcidir, mimardır. Bunu söylemişse inanarak, gönülden söylemiştir. Karşısında şiir dinlemeye gelen kalabalığı görünce eminim İstanbul’da, Ankara’da şiir dinlemek için bile zorla bir araya gelen, iki elin parmakları kadar olabilen insanları düşünmüştür. 

 

Haftasonu 2. Şiir Günleri yapıldı; biliyorsunuz. Orda olamadım; ama aklım ve kalbim ordaydı. Etkinlikler sürerken sık sık bilgi aldım arkadaşlarımdan. Salonda hatırı sayılır bir kalabalığın olduğunu öğrenince, düzenlemeden sorumluymuşum gibi bir oh çektim. Düzenlemenin beklendiği gibi aksaksız gittiğini öğrenince de “Ordu’ya yakıştı” demekten kendimi alamadım. Bunda kuşkusuz bir tüzel kişiliğin; Ordu Belediyesi’nin ve bir gerçek kişinin Şinasi Tepe’nen katkısı ve payı çok büyük. Ordu Belediyesi,  Başkan Seyit  Torun’la, Başkan Yardımcısı Özer Karadağ’la  bu işe gönül koyunca, yanlarına da şair Şinasi Tepe’yi alınca kuşkusuz ki başarılı bir etkinlik olacaktı. Bu etkinliğin yankısı, emin olun ki Ordu’nun dışında da olacaktır.

 

Şinasi Tepe’nin konuşmasındaki “karşı kıyılar” vurgusu dilerim gelecek yıl için düşünülen uluslararası boyuta bir temel oluşturur. Tasarlanan da bu bildiğim kadarıyla: Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin şairlerini Ordu’da buluşturmak. Bu başarılabilirse,  uluslar arası tiyatro festivalinden sonra bir şiir festivaline de ev sahipliği yapan  Ordu, Seyit Bey’in de vurguladığı gibi neden sanatın bölgedeki başkenti olmasın? Bu başarılabilirse  bir fındık kabuğunun içinde dönüp durmaz kent; büyük adımlar atar ve kıskandırır çevre kentleri. Bunu düşünmek bile heyecan verici. Bir de bunun şiirden başlayarak bir  uluslararası edebiyat şenliğine dönüştüğünü düşünün. Şairlerin, öykücülerin, romancıların kentimizde buluştuğunu düşünün! Bu o ülkelerin basınını, televizyoncularını, ardından turistlerini de buraya yöneltmez mi?

 

Ordu’da, “kültür kenti olma” iddası ve çabası; belediyenin, kültürel kurumların, derneklerin de desteğiyle giderek ilk kez nitelikli bir biçime bürünüyor. Belediyenin yanına ORSEV’i, OBKT’yi, OFSAD’ı, Konservatuvar’ı, Musıki Derneği’ni, yeni kurulan plastik sanatlarla ilgili derneği  ve bir avuç gönüllüyü de koyun; ortaya şaşırtıcı bir sonuç çıkacaktır. Bunun temeli vardır çünkü. Şimdi bu birlikteliklere sanıyorum artık valililiği de ekleyebiliriz. Bu da sevindirici bir gelişme.

Ordu’yu iki gün  şiirin büyülü dünyasında yaşatan Şinasi  Tepe’ye, Seyit Torun’a, Özer Karadağ’a ve diğer emek verenlere teşekkürler.

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !