Atatürk'ün Yazdığı Defter Nerede?

                                YANLIŞLARI DÜZELTMEK

 

Atatürk’ün Ordu’yu ziyaretinin ardından, kentten ayrılırken yaptığı kısa konuşmaya ilişkin araştırmamız tahminimin de ötesinde yankı yarattı. Eposta iletileri ile, telefonlarla gelen görüş ve yorumlar beklediğimin de üstünde bir ilgiyle karşılandığını gösterdi. Daha önce de değişik gerekçelerle yazmıştım; Ordulular yakın tarihlerine oldukça meraklılar. Bu bir kültür kenti için ne kadar olumlu bir özelliktir. Geçmişine merakla, ilgiyle bakan topluluklar geleceklerini de sağlıklı oluşturabilirler.  Bu konuyu ilgiyle izleyip ileti ve telefonlarla bana ulaşanlara teşekkür ederim.

Gelelim, Rüştü Baş Ağabeyin  köşesinde sorduğu soruya “Acaba, bu gezi hakkında daha bilmediğimiz neler var?”  Bu soruyu  yanıtlamak  kolay ama kanıtlamak  zaman istiyor. Evet, benim kişisel kanım bu ziyarete ilişkin yanlışlıkların henüz bütünüyle düzeltilmediği yönünde. Şöyle de diyebilirim: Böylesine büyük bir olayın “şehir efsanesi”ne dönüşmemesi, dilden dile, kulaktan kulağa değişerek yayılmaması kaçınılmazdır. Kanımca, Atatürk’ün Ordu’yu ziyaretinde de öyle olmuş. Nedir bu yanlışlıklar diye sorulursa, buna şimdilik yanıt vermemeyi yeğlerim. Ama belgelediğimizde,  Ordu Olay’ın 19 Eylül 2009 günlü manşetini çıkarmış olacağız!

 

                                           İdmanyurdu Defteri

Rüştü Ağabey, sırada İdmanyurdu defterinin bulunması olduğunu söylüyor. Çok haklı. Şimdiye değin bunun açıklığa kavuşturulmamış olması aslında bir ayıptır. Rüştü Ağabey, Arif Hikmet Onat’la yaptığım uzun söyleşide bu konunun gündeme gelip gelmediğini sormuştu yazısında. O görüşmenin notlarını bir kez daha karıştırdım.Evet sormuşum; aldığım yanıt şu: “Ben Halkevi başkanıyken defteri gördüm, hatırlıyorum, hatta bir milli günde sergilemiştik de ama sonra ben belediye başkanı oldum, milletvekili oldum ve halkevi ile bağım koptu, defterin ne olduğunu bilmiyorum” demiş. “Ne olmuş olabilir bir tahmininiz var mı?” diye de sorduğumu not düşmüşüm defterime. “Halkevleri kapatılınca, demirbaşları yasa gereği  bütün illerde defterdarlıklara verilmişti” diye yanıtlamış.

“Ordu’nun Yüzyılı” adlı çalışmayı yaparken, Milli Kütüphane’de eski Ordu gazetelerini tarama sırasında zaman zaman bu defterin ne olduğu sorusunun ortaya atıldığını gördüm.  Konu en son 1981 yılında gündeme gelmiş. Gazeteciler eski halkevi başkanlarından Yekta Karamustafaoğlu’na sormuşlar. Yanıtı şu olmuş: “Yeşil kaplı bir defterdi ve hatıra kurşun kalemle yazılmıştı. Halkevinin kasasında saklıyorduk. Halkevi kapatılınca maliye almıştır.”

Bu açıklamalar birkaç seçeneği gündeme getiriyor:

1.        Defter, halen valiliğin ya da defterdarlığın depolarında ya da kasalarındadır.

2.        Onat, yanlış biliyor olabilir; belki il özel idaresinin depolarında olabilir.

3.        Gazi Kütüphanesinin,  Merkez Ortaokulu’nun ya da Ordu Lisesi’nin kütüphanesinde olabilir; çünkü bazı kitaplar bu okullara verilmiş.

4.        Halkevinin kapatılması yasasının onaylandığı gece, binanın Demokrat Partililerce yağmalandığını, kitapların çuvallara doldurularak ırmaklara atıldığını biliyoruz; bu olasılığa göre ya Civil Irmağında, Bülbül Deresinde  eriyip gitmiştir.

5.        Son olasılık; belki birileri bir yerde rastlamış ve kütüphanesine değerli bir anı olarak koymuştur; saklıyor, kimselere söylemiyordur.

 

Bu beş olasılıktan biri kesin; umarım 4. olasılık değildir. Bir gün bu defterin ortaya çıkabileceği umudunu ben halen koruyorum.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !